27 Ekim 2007 Cumartesi

bööö

Canımı sıkıyorsunuz...
Hayatı yeni yeni sevmeye başladı içimdeki ufaklık.Kırmayın hevesini.Gülen gözlerime bulutlar iliştirmeyin.Yapmayın!!
Midem bulanıyor yine.
Yokmuş gibi yapıyorum, görmezden geliyorum dipsiz yalnızlığımı, hatırlatmayın.Üşüyorum yine.Yine yorganım başımda dünyadan uzak kalasım var.Yine kaçıp gidesim var.

Mutluluğa inanmam lazım.Hiç olmazsa hayalperestliğimi benden almayın.

26 Ekim 2007 Cuma

İyiyim.Yorgunum.7/24 koşturdum bu hafta.Seviyorum yorulmayı.Bir de uyumayı başarabilsem...

13 Ekim 2007 Cumartesi

miş'li gemiş zamanın birinde........

Güzelmiş.
Varmışsın.
Gerçekmiş.
Düşlerimden çıkıp gerçeğime gelmişsin.İnanamamışım.
Ben gibiymişsin- biraz kırgın biraz küskün hayata ama küçük bir çocuğun gözlerinden bakarmışsın dünyaya- masum ve sevgi dolu.
Her anım sen dolmuş ama adın konmamış.Özelmiş ve gerçekmiş, varmışız ya; o bile yetermiş...

Günün birinde,
güzeliz ve varsın sanırken gitmişsin.Gerçeğimden çıkıp düşlerine muhtaç bırakmışsın varlığını.Görmemişim. Kahretsin görememişim.

Şimdi bana bıraktığın kırık dökük parçalarla yolumu bulmaya çalışıyorum.Geçmişin büyüsünde takıldım kaldım, aşmış gibi davranmaya çalışıyorum.Çünkü bir varmış bir yokmuşsun, gün gelmiş sen bile gelip "geçmiş"sin....

12 Ekim 2007 Cuma

Benim bakış açım; sizin kör noktanız.Görmeye çalışsanız da boşuna...

Benim suskunluğum; size boş laf sebebi.Anlamak için çabalasanız da dar pencerenize sığmaz sessizliğim...

11 Ekim 2007 Perşembe

yeni reçetem

Sonunda!
Yıllar süren deneyler, gözlemler, yan etkiler nihayetinde sonuca ulaşmış bulunmaktayım: Denekliğim acı verse de kesin çözüme ulaştığımı kanıtladım, önce kendime ve çaktırmadan herkese...

Mücadele ettiğim hastalık( yoksa kronik sorunsalım ım demeliyim) :

Dünyaya ve insanlara duyduğum deli öfkem, onarılmaz kırgınlığım...


İlaç:

Yalnızlığını değerini anlama fırsatı olarak kullanmak,
Kırgınlığını yüzüne yansıtıp hayatını zindan etmek yerine seni bir başına bırakan bu dünyadan intikam almak isteyecek kadar çok sevmek yaşamı,
Seni üzen her ana karşılık onlarca kahkaha atmak,
Tekilliğini içsel bir kalkan olarak kullanıp güçlenmek, daha sağlam basmak yere


Sonuç:

Işıl ışıl bir cilt,
Daimi gülümser bir yüz,
Kırılgan ruhu başarıyla saklayan sonsuz bir neşe,
Dolu dolu yaşanan anlar,
Aşırı dozda özgüven(dikkatli kullanıldığında tamamen zararsız),
Daha az pişmanlık, daha dolu anlar

Reçetesiz satılır, satın aldıktan sonra geri vermek aklınızın ucundan bile geçmez.İlaç etkisini gösterene kadar kullanmaya devam edin, iyileşme süresi bünyeye göre değişir; etkisini göstermeye başladıktan sonra asla yanınızdan ayıramayacaksınız!

6 Ekim 2007 Cumartesi

Çekip gitmeyi bilmeli insan.
Bitmiş bir cümleye konulan son nokta gibi kararlı olmalı.
İnciten insanlardan, anılardan, duygulardan ardına asla bakmamak üzere kopabilmeli...
Gözlerini kapatıp koşmaya başlamalı, sesleri duymamalı, yüzleri görmemeli, takılıp düşmemeli kendi yenilgilerine...

Çekip gitmeyi öğrenmeye başlıyorum.Koşacak gücüm olmasa da henüz, yürüyorum ardıma bakmadan.

Gözlerini uzaklara dikmiş yere sımsıkı basan bir ben var şimdi aynada
Sesler eskisi gibi değil, yüzler silikleşmeye başladı
Daha huzurluyum sanki, biraz da umutlu

Çekip gitmek bana yakıştı, çekip gitmek beni ben yaptı
Hayret yani...
İlk haftam neşeli ve dolu dolu geçti, doğumgünü akşamım harikaydı, bugün de herşey yolunda gitti.
Güzel bir başlangıç oldu sanki...Hadi hayırlısı=)

5 Ekim 2007 Cuma

Güzel bir haftaydı:

Çok eğlendim, çok güldüm.
Az uyudum, az düşündüm.
Fazla düşünmemem gerektiğini düşündüm.
Bu güçlü duruşumu ve güler yüzümü hep korumam gerektiğini düşündüm.
Bazı insanlara kızma zamanımın geldiğinden emin oldum.
Kızabilmek için çabalamaya başladım.
Gardım düşmeye başladığı anlar gelir gibi oldu, hemen susturdum içimdeki ufaklığı.
Moralim bozulur gibi oldu, hemen bir şeyler yedim üstüne de bir kaç kahkahayla depresyona yakınlık seviyemi geri çektim.

Hava güzeldi, şehir güzeldi, içimden gelenler güzeldi. Dilerim uzun bir süre daha böyle gider, dilerim içimden gelenler ve umduklarım bir bir gerçeğe kavuşur...