Bir yıl...
Anlatmak istiyorum ama kimse anlamasa daha iyi...Zaten kimse anlayamaz ki...
Bir aydan fazla değil belki...
Bir düş bir insanın karşısına bir anda bir şiirle bir şiir gibi hatta şiirlerden bile düşsel, rüyalardan bile beyaz bir güzellikle çıkabilir mi...?
Düşümün her ayrıntısıyla karşımdaydı tek farkı göz kamaştırıcı gerçekliğiydi...
Tam dokunacağım sanırken itti beni, düştüm; göremedim uçurumun kenarındaymışım...
Sonra ben üzüldüm.
Bir yıl...
Geçti gitti.
Düşüm daha çok üzüldü.Düşümü üzdüler.Düşümü daha çok üzecekler.
Ben artık düşümün gerçek olduğunu ama asla benim gerçekliğim olmayacağını kabullendim.
Düşümün düşüşleri bile incitmiyor eskisi kadar.
Düşümün omzunda küçük bir kelebek oldum ben, renk kattım bana baktı gülümsedi, ertesi gün unuttu, öldüm sandı.
Bir yılda bir ay bir gün gibi uçtu gitti.
Renklerim soldu belki ama ben hiç ölmedim.
Düşümse beni öldürdüğü gün seçtiği yolda kendi düşünün peşinde kendi tercihinin bazen kralı bazen kurbanı kapalı gözleriyle nefes alıp vermekte...
13 Eylül 2007 Perşembe
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder