9 Eylül 2007 Pazar

bu da böyle bir yazı işte..

Manasız ve bomboş,
Yenik ve kaygılı,
Amaçsız ve bugünsüz,
Beyni kafatası dışında bir yerlerde konumlanmış hatta zekaya dair küçük bir ışıltı bile göstermeyen, zavallı hırsların sahte egoların kurbanı sürüngenlerden

çok ama çok sıkıldım...

Kimileri bugüne ait olmadığın düşünür, eski zamanların insanı olduğunu söyler
Kimileri bu dünyanın insanı değildir, masum ruhlarının bulandığı çamurlardan iğrenerek geçer ömrü

Bense hangi zamana hangi mekana ait olduğumu anlayabilme bulmacasının peşinde şiirlerden filozoflardan masallardan düşlerden korkulardan acılardan geçiyorum

bir roman karakteri gelip yolumu kessin hayalperestliğimi öykülerdeki renklere bulayıp beni gerçeklikten çekip alsın diye bekliyorum

Hiç yorum yok: