2 Haziran 2007 Cumartesi

"O"

O fotoğrafının çekilmesini hiç sevmez. Gülümsemek onun üstünde üç numara büyük bir ceket gibi duracağından belki. Ya da kendisiyle söylediği kadar barışık olmadığından…

O güzel havalara çocuksu bir coşku duymaz asla. Ruhunda çiçekler açmaz cıvıl cıvıl bir ilkbahar gününde...

Hayatına doğan bembeyaz bir ruh, dokunduğu saf ten onu mutlu etmedi asla. Çevresindeki her şey iyiye gitmedikçe yüzü gülmezmiş.


Ama sanmayın ki o mutsuz. Asla mutsuz da olmazmış.

O hayatı boyunca sebepsiz yere sıkılmamış.

Hiç kırılmamış dünyaya, neşeden bağıra bağıra şarkılar söylememiş hiç. Zaten çok eğleneni de sevmezmiş. İnsan fazla gülmemeliymiş.


Adalet getirecekmiş dünyaya günün birinde… Bu yüzden midir ki yalanı dolanı karıştırmadığı meselesi yok hayatında…

O dünyaya kalpsiz gelen ilk insan, o kendi çelişkilerinin kurbanı bir zavallı, o kendi cezasını ömür boyu yalnızlık yazdı kendi elleriyle, o aslında hiç yoktu; değerli sandığı varlığını kendisinden başka kimse görmüyordu…

Yazık, o aslında hiç yaşamamış...



Hiç yorum yok: